Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan, AK Parti kulislerinde konuşulan erken seçim planlarını ve stratejilerini değerlendirdi. Babacan’a göre, iktidar partisi seçimlere ya “Erdoğansız” ya da “ekonomisiz” gitmek zorunda kalabilir.
ERKEN SEÇİM SENARYOLARI MASADA
Babacan, yazısında AK Parti’nin önünde iki kritik yol olduğunu vurguladı. Seçimlerin 2028 yılında zamanında yapılması durumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa gereği aday olamayacağını belirtti. Bu nedenle, iktidar partisinin erken seçim kararını avantajlı bir şekilde planlamaya çalıştığını ifade etti.
Babacan, "AK Parti, erken seçime ana muhalefetin itiraz edemeyeceği bir senaryoyla gitmeyi planlıyor. Böylece seçimden kaçan taraf olarak görünmekten kaçınıyorlar," dedi.
EKONOMİK TABLO VE SURİYE GELİŞMELERİ ETKİLİ
Babacan,
AK Parti’nin erken seçim planlarının yalnızca Erdoğan’ın adaylığıyla sınırlı olmadığını, ekonomik kriz ve dış politika gelişmelerinin de seçim tarihini belirlemede önemli rol oynadığını belirtti. İktidar partisinin, ekonomik reformların etkisinin görülmesini ve Suriye’deki gelişmelerin avantaj yaratmasını beklediğini yazdı.
2027 SONBAHARI KONUŞULUYOR
AK Parti kulislerinde şu an en çok konuşulan tarihin 2027 sonbaharı olduğunu ifade eden Babacan, “İktidar, 2028’de yapılacak seçimlere yalnızca birkaç ay kala Meclis’ten seçim kararı almayı planlıyordu. Ancak bu strateji CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarıyla suya düştü,” dedi.
Babacan, bu durumun ardından AK Parti’nin en avantajlı ikinci senaryo üzerinde yoğunlaştığını ve erken seçimin 2027’nin sonbaharında yapılmasının ciddi bir seçenek olarak değerlendirildiğini aktardı.