Taharet musluğu, birçok ülkede günlük hijyenin ayrılmaz bir parçası olarak görülürken, Amerika’da nadiren kullanılan bir araçtır. Bu durumun temelinde, tarihsel, kültürel ve toplumsal önyargılar yatmaktadır.
AVRUPA’DAKİ KÖKENLERİ VE AMERİKA’DAKİ ALGILARI
1600’lerde Fransa’da aristokratlar arasında temizlik amacıyla icat edilen bide, Avrupa’da hızla yayılsa da Amerika’da bambaşka bir algıya yol açtı. Fransız aristokrasisinin hedonist yaşam tarzıyla ilişkilendirilen bideler, İngiltere ve Amerika’da ahlaki kaygılara neden oldu. Özellikle II. Dünya Savaşı sırasında Amerikalı askerlerin Avrupa’da bidelerle genelevlerde karşılaşması, bu aracın Amerika’da “uygunsuz” olarak damgalanmasına yol açtı.
TOPLUMSAL TABULARIN
ETKİSİ
1930’larda bideler, menstruasyon ve doğum kontrolü gibi dönemin tabu konularıyla ilişkilendirildi. Norman Haire gibi isimlerin bideleri “günah sembolü” olarak tanımlaması, Amerika’da taharet musluğunun yaygınlaşmasını engelledi. Bu dönemde tuvalet kağıdı kullanımı, Amerikan kültürünün hijyen anlayışında baskın hale geldi.
AMERİKA’DA BUGÜNKÜ DURUM
Taharet musluğu ve bide kullanımı, günümüzde dahi Amerika’da alışılmadık bir uygulama olarak kalmaya devam ediyor. Hijyen anlayışında tuvalet kağıdının ağırlığı sürerken, kültürel normlar ve tarihsel önyargılar bu alışkanlığın değişmesine engel oluyor. Avrupa ve Orta Doğu’da hızla benimsenen bu temizlik araçları, Amerika’da hâlâ sınırlı bir kitle tarafından tercih ediliyor.