Kilo vermek için yola çıkanların ilk ve en sık başvurduğu yöntemlerden biri Zayıflama Kürleri hazırlamaktır. İdeal kiloya ve vücut ölçülerine ulaşma hedefi olanların, beslenme ve egzersiz programı belirleyenler kendini hemen belli eder. Çünkü onların elinde çeşitli bitkilerin karışımından oluşan içecekleri ya da üzerine bir şeyler eklenmiş yoğurt kaselerini mutlaka görmüşsünüzdür. Dünyanın birçok yerinde metabolizma hızlandırıcı bir takım bitki ve besinlerin belli bir miktarda karışımı ile bazı kürler hazırlanabilir ve pek çok insan bu bitki karışımını içmekten pek hoşlanmaz. Konu, zayıflama kürleri hazırlanması olduğunda, belleğinizde kazınan bardak içindeki yeşil sıvılar hemen gözünüzün önünde canlanmış olabilir. Biz size başka bir kürden, biorezonans küründen bahsedeceğiz. Aslında bu bir terapi yöntemidir ama pek çok kürden daha iyi sonuçlar alınabildiği deneyenler tarafından açık şekilde fark edilmiştir.
İnancınız Yoksa Zayıflama Kürleri Hazırlamak Bir İşe Yaramayabilir
Günümüzde pek çok insan, fazla kiloları dert eder, bu durumdan kurtulmak için çeşitli yollar dener ve zayıflama kürleri hazırlamak suretiyle işe koyulur. Kimi, ‘bir ayda şu kadar kilo verdim’ diyenlerin tavsiyelerine uyar ve büyük ihtimalle sonuç alamaz. Kimileri internette araştırmalar yapar ve yola koyulur, kimileri de diyetisyenlerin yolunu tutar. Tüm bunla,r bir şey eksikse hiçbir işe yaramaz. O şey de inançtır. İnancı kazanabilmek iradeye bağlıdır, irade de yeme arzusuna… Her şey böyle paradoks gibiyken, kilo vermek karmaşık bir matematik problemine dönüşebilir. İşte bu noktada ihtiyaç olan tek şey, zayıflama kürleri hazırlamaya koyulmak değil, biorezonans terapiye yani tıbba güvenmektir. Önce İradenize Hükmederseniz, Zayıflama Kürleri Hazırlamak En KolayıBioresonans terapi, bir kür gibi doğrudan vücudunuza girip metabolizmanızı hızlandıran etkiler yapmaz. Bilim insanlarının uzun süre üzerinde çalıştığı ve halen gelişmesini devam ettiren bu yöntem ile beynin bağımlılık bölgeleri kontrol altına alınabilir. Yeme alışkanlığı da tıpkı, sigara ve alkolde olduğu gibi bağımlılığa dönüştüğünde bu terapi kaçınılmaz olur ve uygulandığı bünyelerde olumlu sonuçlar verir. Oldukça konforlu olan bu yöntem ile beyninizin bağımlılık bölgesindeki hücrelere sinyaller gönderilir. Bağımlılığa neden olan hücrelerdeki düzensiz hareketler, karşı yönde frekanslar verilerek düzenli ve olması gerektiği haline getirilir. Kan hücrelerinde yenilenmeyi de sağlayan bu terapi sayesinde hücreler düzenlenir ve beynin yeme isteği uyandıran bölümü size “artık yeme!” demeye başlar. İradeye hükmetmeyi sağlayan bu terapi sonrası zayıflama kürleri hazırlamak, ancak metabolizmanızı hızlandırır ve elbette kilo vermenize yardımcı olur. Biorezonans Terapi, Zayıflama Kürlerinin Yerini Tutar Mı? Bu başlıktaki soruyu biz de size şöyle soralım: Zayıflama kürleri hazırlamak, biorezonans terapinin yerini tutar mı? Kilo vermek çok geniş bir kavram olduğundan ikisini birbiriyle kıyaslamak yerine, birbirini tamamlayan iki tanım olarak olaya bakmak daha doğru olabilir. Biorezonans terapi sayesinde, hücreleriniz dengelenmiş ve yenilenmiştir olur. Artık iradenize sahip olduğunuzu hissetmeye başladığınıza göre, beslenme şeklini de düzenleyebilirsiniz. Uzman ekibimiz de dilerseniz sizin için harika bir beslenme programı belirleyebilir. Biorezonans terapi ile kontrol altına aldığınız yeme iradenizi eğer kendinize uygun kürlerle de destekleyebilirsiniz. Kürlerin, daha doğrusu bazı bitki ve hayvansal besin türlerinin metabolizmayı hızlandırıcı özelliği, yağ yakımını da hızlandırdığı asırlardan bu yana bilinmektedir.Zayıflama Kürleri Hazırlamak Gerekli Midir, Etkili Midir?
Kilo vermek, kimi zaman meşakkatli ve uzun bir yolculuk olabilir. Bu yolculukta kendinize nasıl bir rehber seçtiğiniz önemlidir ki; biorezonans terapi size bu konuda iyi bir rehber olabilir. Bu terapi sonrası beslenme şeklinizin düzene girdiğini fark edecek, yavaş yavaş kilolarınızdan kurtulduğunuzu anlayacaksınız. Bu ivmeyi devam ettirmenin yolu zayıflama kürleri hazırlamak olabilir. Kür hazırlamak tamamen bir tercihtir ama ödem attırıcı, yağ yaktırıcıbesinleri tüketmek tavsiye edilir. Kürler için binlerce tarif bulunabilir ancak siz, soğan suyuna katılmış nane yağı içmek istemeyebilirsiniz. Ya da, lahana suyu ile çimen suyunu karıştırmak, “vücudumun ihtiyacı var ama bunu nasıl içeceğim” dedirtebilir. Zayıflama Kürleri Hazırlamak, Dünya Kültürlerinde Farklılık GösterirSöylediğimiz gibi, çok farklı kişiye ait çok farklı kür tarifi kolaylıkla bulunup evde bile hazırlanabilir. Ancak zayıflama kürü hazırlamak için işe koyulmuşsanız dünyanın bu kürleri nasıl hazırladığını ve nasıl tükettiğini de incelemenizi öneririz. Çünkü, zayıflattığı söylenen kürler, kültürlere göre farklılık gösterir. Ülkemizden yola çıkarsak, pek çok kür tarifi bulabilirsiniz. Bunları deneyip başarılı olanların da, olmayanların yorumlarını da okuyabilirsiniz. Bu, kürü hazırlamak ve tüketmek bir alışkanlık halini almazsa yine sonuca ulaşamayanlardan olursunuz. Ve yine söylediğimiz gibi, sevmediğiniz sebzelerin suyunu içmek zorunda değilsiniz. Örneğin birçok gelişmiş ülkede, zayıflama kürü deyince yeşil çay, limon ve nanenin baş sırada olduğunu görebilirsiniz. Yani kür; tek tip üretilip, her vücuda uygundur, diye bir şeyden söz edilemez. İlle de zayıflama kürleri ile kilo vermeyi düşünüyorsanız da öncelikle biorezonans terapiyi almanızı, sonrasında bu azminizi kürle desteklemenizi öneririz.